2018’de E-Mail Marketing Stratejinizi Nasıl Geliştirirsiniz?

 

1)Sizden haber almak isteyen ilgili kişilere e-posta gönderin.

Düşük katılım oranına sahip e-posta listeleriniz varsa, onlara e-posta göndermeyi durdurun. Düşük açılış ve etkileşim oranlarına sahip bir listeye her gönderim yaptığınızda, bu domaininizi ve diğer potansiyel müşterilerle bağlantı kurma şansınızı azaltır. Markalardan ilginizi çekmeyen yüzlerce e-posta aldığınızda sürekli olarak bunları “silmek” veya “okundu” olarak işaretlemek büyük olasılıkla sizin için çok yorucu olmaktadır. Abonelerinizle empati kurun ve inbox’larına, kendi inbox’ınıza nasıl muamele ediyorsanız o şekilde davranın.

2)”Gönder”e basmadan önce her bir e-posta için bir Hedef Belirleyin.

Göndereceğiniz e-postalar için aklınızda bir hedef yoksa, alıcılar da hedefin ne olduğunu bilemeyeceklerdir. E-posta gönderimleriniz için bir hedef belirledikten sonra, başarıyı da tanımlayabilir ve bunun gerçekleşmesi için bir liste oluşturabilirsiniz. E-postalarınız için hedefler şunları içerebilir: ekibinize kuruluşlarıyla ilgili daha fazla bilgi sağlamak için form doldurmak veya web sitenizdeki bir satın alma işlemi için bir promosyon kodunu kullanmak gibi.

İletilerinizde, alıcılarınıza harekete geçiren mesajlar ve metin içerisindeki bağlantılar gibi seçenekler verin ki hedefinize ulaşmak için birden fazla sonuca götüren yolunuz olsun. Herkesin davranışı farklıdır, bu nedenle e maillerinizi esnek kılın.

3) E- Maillerinizi Kişiselleştirin ve Test edin.

E-posta kişiselleştirme gerçekten her zaman işe yarar. Örneğin, 2014 yılında, konu satırlarında alıcıların ilk adları olan e-postaların, adları olmayan e-postalardan daha yüksek tıklama oranları olduğunu test ettik.

E-postalarınızı kişiselleştirmeye gelince, temel bilgilere bağlı kalın. Alıcı isimlerine ve şirket adlarına göre kişiselleştirin, ancak bunu belli bir düzeyde bırakın.

“Sevgili Müşteri” veya “Sevgili Üyemiz” e-postası almaktansa alıcı adlarına gönderdiğinizden emin olmak için her e-posta listelerinizdeki bu alanları mutlaka alıyor olmanız gerekmektedir.

4) Kişiselleştirilmiş bir hesaptan e-postalar gönderin. “Noreply” gibi bir username den asla e-posta göndermeyin.

Kişiselleştirmede bu sonunuz olabilir. Abonelerden gelen yanıtları “noreply@company.com” yerine gerçek bir kişiye yanıtların yönlendirmeleri gelmesi için “gelen” e-posta adresini kişiselleştirerek etkileşiminizi arttırabilirsiniz.

5) Haftanın farklı günlerinde testler yaparak e-posta göndermeyi deneyin.

Salı, çarşamba ve perşembe günleri, e-posta göndermek için en popüler günlerdir ancak aboneleriniz bu mesajlara doymuş ve bunlardan bıkmış olabilirler. E-postalarınızın açılmasını istiyorsanız bunları pazartesi ve cuma günlerinde göndermeyi de deneyin. Call-to-action’lı e-postalar sektöre bağlı olarak cumartesi günleri iyi performans gösteriyor, bu nedenle hafta sonu e-posta göndermekten korkmayın. Her halükarda, çoğu iş e-postasının gönderildiği Salıdan Perşembeye olan günlerde abonelerinizin e-posta yüklerini azaltmak için farklı yaklaşımlarınız ile bunu test edin.

6) Bilgilerinizi aktardığınız kişileri değil, form gönderen kişilerle etkileşimde bulunun.

Bir kişi bir form doldurur ve e-posta adresini verirse, o kişinin bağlılık yüzdesi, genellikle bir listeden içe aktardığınız diğer kişilerden daha yüksektir. Bunun nedeni, alıcıların sizden haber almak istemeleri ve içeriğinizle etkileşime geçmeyi seçmeleridir. Size bir form doldurarak bunu belirtmişlerdir. Bu, inbound pazarlama metodolojisinin e-posta pazarlamacıları için çalıştığının kanıtıdır.

7) Tepkisiz üyelerinizi Graymail gönderiminden kaçınarak geri kazanmaya çalışın.

Bilmeden spam gönderiyor olabilirsiniz ve bu da spam’ın tanımının değişmiş olması yüzündendir. Graymail, alıcılar size bilgilerini verdiği için teknik olarak spam olmayan toplu e-posta mesajlarına denmektedir. Ancak gerçek şudur ki, e-postalarınızı alırlar ve onlara tepki vermezler. Alıcılar ilk e-postanızı açmazlarsa katılım oranı düşer, dolayısıyla sizi görmezden gelmeye de devam ederlerse, mesajlarınızın açılma ihtimali bayağı bayağı düşecektir. Graymail göndermeyi bırakın ve e-postalarınızı açmayan insanların size ne söylemeye çalıştıklarını dinleyin. Tepkisiz abonelerinizi geri kazanmaya başlayın. Böylece açılma oranlarınız artacak ve gelen kutusu sağlayıcıları, abone davranışına yanıt verdiğinizi görecektir.

8) İnsanlar abonelikten ayrılıyorlarsa, fazla endişelenmeyin (henüz).

Herkesi memnun edemezsiniz ve abonelik iptalleri mutlaka olacaktır. Şansınıza, aboneleriniz sizi spam olarak işaretlememiş ve mümkün olan en güzel yolla, artık sizden haber almayı istemediklerini söylemişlerdir. Henüz çok endişelenmeyin, ancak daha fazla unsub oranları artar yani abonelikten ayrılırsa potansiyel nedeni belirlemeye çalışın. Fazla ilgili olmayan üyelerinize daha az e-posta göndermeyi veya durdurmanız gerektiğini düşünün.

9) İnsanlar e-postalarınızı açmayı bırakıyorsa, neyin yanlış olduğunu anlamaya çalışın.

E-posta açma oranınız düşüyors; bu, alıcılarınızın beklentilerini karşılayamıyor veya eksik karşılıyor olduğunuz ve kötü sonuçlar için hazırlanmanız gerektiği anlamına gelir. Spam şikayetlerinin ve abonelik iptallerinin gelmesi bunun öncü göstergesidir. Derhal tepkisiz üyelerinizin azalmasını önlemek için e-posta sağlayıcılarına geribildirimlere yanıt verdiğinizi göstermeniz gerekir. Açma oranlarınızı arttırabiliyor musunuz bunu görmek için de farklı target gruplara yönelip, test edin.

10) Eğer insanlar sizi spam olarak işaretliyorsa, derhal e-posta göndermeyi bırakın ve şikayetlerin kaynağını belirleyin.

Spam olarak işaretlendiyseniz, alan adınız yani domaininiz risk altındadır ve e-posta sağlayıcıları tarafından kara listeye alınabilirsiniz. Spam şikayetlerinin yeni bir kaynaktan, kötü formlardan veya listenizin beklentilerini karşılayamamaktan kaynaklanıp kaynaklanmadığına veya buna neyin neden olup olmadığına karar verene kadar e-postaları yavaşlatabilir veya tamamen durdurabilirsiniz. Abonelik iptali veya spam şikayeti almıyorsanız, bu temize çıkmış olduğunuz anlamına gelmez mesajlar doğrudan alıcıların junk klasörlerine düşüyor olabilir.

11) E mail marketing hakkında daha fazla bilgi edinmek istiyorsanız, ücretsiz olarak eğitimlerimize katılın

E-posta pazarlaması hakkında daha fazla bilgi edinmek isterseniz her Cuma Revotas ofisinde verilen 3 saatlik eğitim ile, lifecycle pazarlaması, e mail marketing otomasyon, tasarım, ulaştırılabilirlik , 2018 ve sonrası için güçlü bir strateji geliştirmenize yardımcı olacak daha fazla bilgi edineceksiniz.

12) Konu başlığı hakkında iyi düşünün.

Müşterilerinize e-postayı tıklatabilmek için aldatmak amaçlı e-posta konu satırı yazmayın. Kullanıcılar e-postanızı tıkladığında ve ardından konu satırının orijinal olmadığını fark edip hemen geri döndüklerinde, tıklama oranlarınız düşer. En iyi sonuçları elde etmek için, e-posta konu satırlarını özelleştirin ve kişiselleştirin hatta emoji ile denemeleri yapın. İpucu: Göndermeden önce konu satırlarını yüksek sesle okuyun. Size gelse, o e-postayı açar mısınız? 😊

13) Unutmayın: E mail pazarlama daha da zorlaşıyor, ancak hala çalışıyor.:)

Her yıl, katılım oranları kaymaya başlıyor ve insanların gelen kutularına erişmek zorlaşıyor. Bu, e-posta pazarlamasının etkililiğini kaybettiği anlamına gelmiyor, sadece daha rekabetçi hale geldiğini gösteriyor. Bu bölünme, ne yaptıklarını bilen e-posta pazarlamacıları ile bilmeyenler arasında büyüyor. Bu nedenle, farklı stratejileri test etmek ve abonelerinizin etkileşimde kalmasını sağlamak için çaba sarf ettiğinizden emin olun. Tüm bu e-posta pazarlama kurallarının teması nedir? Test yapmak. Her kitle ve kişi veritabanı farklıdır; bu nedenle, yeni stratejilerin uygulanmasını test ettiğinizden ve bunları abonelerinizin katılımı doğrultusunda uyarladığınızdan emin olun. Daha fazla bilgi almak ve bizlerle iletişime geçmek için, satis@revotas.com’a lütfen mail atın.

 

 

By |2018-07-06T12:10:08+00:00January 9th, 2018|Categories: Email Marketing, Strateji|Tags: , , , , |0 Comments

About the Author:

Leave A Comment