Yeşil Tüketimin Etkileri

Küresel ısınma ve diğer çevre sorunları insanların giderek dikkat etmeye başladığı ve önem verdiği konular haline geliyor. Doğaya verdiğin zararın teknolojinin de gelişmesi ile birlikte gittikçe farkına varan insanlar, son yıllarda tüketici davranışlarını da sorgulamaya başladı. Artış hızı gittikçe yükselen kişi başına düşen kâğıt, plastik vb. tüketim maddeleri miktarı birçok ülkede endişe verici bir konu haline geldi. Bu durum da büyük bir geri dönüşüm akımının ortaya çıkmasına neden oldu.

Tüketicilerin daha dikkatli tüketmeye çalıştığı bu dönemde, firmaların üretim ve hizmet şekilleri de tüketicinin dikkatini çekmeye ve satın alma kararları üzerinde etkili olmaya başlıyor. Yeşil tüketim akımları firmalar arasında gittikçe yaygınlaşmaya başlıyor. Yeniden kullanılabilir su şişeleri, bardaklar, tabaklar, ürün ambalajları gibi ürünler ortaya çıkarken, hizmet sektöründe birçok firma artık plastik ürünler kullanmamaya başladı. Bu tarz dönüşümler geçiren birçok markanın ise satışlarında artış gözlemlemek mümkün.

Araştırmalara göre tüketicilerin büyük bir çoğunluğu, çevre zararlarının tüketim alışkanlıklarından kaynaklı ortaya çıktığını kabul ederek kısmi sorumluluk alıyor. Ancak aynı çoğunluk sorumluluğun genelde markalarda ve üreticilerde olduğunu düşünüyor. Birçok marka plastik poşet kullanmamak gibi atılımlarda bulunsa da hala oldukça yüklü geri dönüştürülemez ürün kullanılmaya devam ediyor. Bu durumda en çok tepki gören firmalar ise paketlenmiş tüketim ürünleri üreten ve satan firmalar. Bu firmalardan “yeşil ürün” beklentisi hem tüketicilerin kendi sağlığı hem de çevreye zarar açısından oldukça yüksek. Birçok marka geri dönüşüm ürünleriyle üretim yapmaya ve vegan ürünler çıkarmaya başladı. Unilever, Loreal gibi uluslararası tanınırlığı yüksek markalar bu akıma ayak uydurarak ürünlerini insan sağlığına ve çevreye daha az zararlı hale getirmek için büyük yatırımlar yapıyor. Aynı durum tekstil sektöründe de etkisini göstermeye başladı. H&M’in öncülerinden biri olduğu geri dönüştürülmüş tekstil ürünleri ve poşetler artık birçok tekstil markasında görülmeye başlanacak.

Y kuşağı ile başlayan bu farkındalık ve değişim artık Z kuşağının da oldukça ilgisini çekiyor. Günümüzde birçok marka çevreye zararlarını minimuma indirmenin çeşitli yollarını arıyor. Bu dönüşüm sektör dinlemeden ilerlerken, bu konuda büyük bir rekabet de ortaya çıktı. Önümüzdeki süreçte bu dönüşüme ayak uyduramayan markaların satış sayılarının rakiplerinden geride kalabileceği ve tüketicilerin bu tarz markalara tepkilerinin büyüyebileceği bir döneme giriş yapılıyor.

Bu durum e-ticaretteki tüketici alışkanlıklarını da oldukça etkiliyor. Bu nedenle e-ticarette öne çıkmak için pazarlama otomasyonları kullanabilir, Web push ile ya da sitenize gelen müşterilere konuyla ilgili kısa anketler yaparak yeşil tüketime önem veren müşterilerle ilgili bilgiler toplayabilirsiniz. Topladığınız verilerle müşteri segmentasyonu yaparak, bu grup kullanıcılara özel bir iletişim çalışması yapabilirsiniz. Yeşil tüketime önem veren kullanıcılarınıza CRM Ads ile ya da onlara özel mailing, SMS gönderimleri yaparak ulaşabilirsiniz. Ayrıca yaptığınız bu segmentasyona göre, kullanıcılarınıza alışveriş önerilerinde bulunan, yeşil tüketim ile ilgili bildirimlerde bulunan yapay zeka tabanlı tavsiye motorları kullanabilirsiniz.

Yapabileceğiniz tüm bu işlemlerle günümüz tüketicileri üzerinde büyük bir etkisi olan çevre bilinci sahibi bir işletme sahibi olabilir ve hedef kitlenize daha kolay bir şekilde ulaşabilirsiniz.